Depresyondaki İnsan Nasıl Hisseder?

Depresyon, moral bozukluğundan ve üzüntüden farklıdır. Mutsuzluğu zaman zaman herkes herhangi bir nedenden ötürü hisseder.  Depresyonda durum farklıdır. Kişi yoğun endişe, umutsuzluk, çaresizlik hisseder. Hayattan umudunu kesmiştir. Ve bu hisler kendiliğinden geçmez. Kişiyi esir alır. Hayatta daha önceden keyif aldığı hiçbir faaliyeti istemez, anlamsız ve işe yaramaz gelir.

Hiçbir şey için enerjisinin olmadığını hisseder. En basit işler için bile harekete geçemez: Sabah uyanınca giyinmek, yemek, içmek, duşa girmek zorlaşır. Günlük hayat faaliyetleri çok kısıtlanır. Her işızdırap veren bir işkenceye dönüşür. Bütün bunların arasında güçlü bir ölme isteği, ızdırabın ancak ölümle sonlanacağı düşüncesi, ağır depresyonun tanımıdır.

Depresyondaki kişinin duyguları: Mağlup, kusurlu, tükenmiş ve yoksun hissetmek

Depresyon kişiye hayatta en değer verdikleri değerlerden uzak ve bu alanlarda yetersiz olduğunu düşündürür: Zeka, başarı, popülerlik, çekicilik, sağlık ve güç gibi örneğin. Bu duyguların etkisiyle kişi çoğunlukla kendisini global olarak değerlendirir, yargıları çoğunlukla katı ve olumsuzdur.

Böyle tek yönlü değerlendirmeler çoğunlukla kişinin zihnini bulandırır. Kişi umutsuzluk, anlamsızlık, yaşama karşı isteksizlik ve güçsüzlük temalarıyla sınırlıdır.

Olumsuz duyguların hemen hemen çoğu kişinin özsaygısını ve özdeğerini düşürerek ekstra zarar getirir. Değersizlik duygusu depresyonda temeldir. Değerli olma hissi nasıl artar? Yapıp ettiklerinizle bu duygu belirli bir düzeye kadar oluşabilir. Temel değer oluşmaz. Mutluluk başarı ile gelen bir durum değildir. Yalnızca başarıların üzerine inşaa edilmiş bir öz-değer, yanıltıcı olur.

Terapide çoğunlukla kişinin yetersizlik ve değersizlik inançları sorgulanır ve realite düzleminde yeniden oluşturulur. Günlük hayatına yeniden uyumu sağlanır.

Depresyonun Sonuçları

Hayatındaki sorumlu olduğu konulardan uzaklaşmasına sebep olur. Esas konuların üstünü adeta tozla kaplar.

Depresyon, kişiye yarattığı kişisel ızdırabın yanısıra iş-okul performansını, sosyal – yakın ilişkilerini de etkiler, üstelik zannedildiğinden daha fazla.  Üzüntü, suçluluk, korku, öfke gibi normal duyguların çok yoğun ve uzun süreli yaşanmasına ve doğrudan çevreyle iletişiminde bozulmalara sebep olur.  Bu durum, yeni yetişmekte olan bir ergen için de, yetişkinler için de aynıdır. Depresyon yaş, cinsiyet, kültür, ekonomik sınıf ayrımı yapmaz. Herkes benzer biçimlerde olumsuz olarak etkilenir.

Bu nedenle doğal olabilecek pek çok duygsal yaşantı, çok uzun sürdüğünde,  çok şiddetli olduğunda, günlük hayatın rutinini bozduğunda ve kişinin benlik algısını olumsuzlaştırdığında depresyondan şüphe edilmeli ve uzman desteği aranmalıdır.  Kendi haline bırakılan bu tip durumlar, sosyal ilişkilerin bozulmasına, iş-okul hayatında düşük performans ve yetersizlik gibi yanlış değerlendirmelere maruz kalmaya sebep olmaktadır.

“Yalnız hissetmek ve kimseyle bağ kuramamak da en az yaşam boyu sigara içmek kadar ciddi bir sağlık tehlikesi olabilir.”

Yorum ekle

Whatsapp
1
Yardımcı olmamızı istermisiniz?
Psikolog Berat HAZAR
Merhaba,
Size nasıl yardım edebilirim?